2025 Yerel Yönetim Bütçelerinde Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik: Sayıştay Raporlarından Çıkarımlar
- MİD Enstitü

- 16 Mar
- 10 dakikada okunur

Giriş
Türkiye'de yerel yönetimler, son yıllarda hızla artan kamusal sorumlulukları ve genişleyen hizmet alanlarıyla birlikte mali yönetimlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda kritik bir eşiğe gelmiştir. 2025 yılı, yerel yönetimlerde program bütçeye geçiş sürecinin ileri bir aşamaya geldiği ve Sayıştay denetimlerinin daha kapsamlı raporlandığı bir dönüm noktası niteliğindedir. Belediyelerin 2021 yılındaki 183,9 milyar TL'lik harcama tutarının 2022'de 397,5 milyar TL'ye yükselerek %116'lık bir artış göstermesi, bu kurumların kamu kaynaklarını ne ölçüde etkin ve denetlenebilir kullandığı sorusunu aciliyetle gündeme getirmektedir.
Bu makale, 2025 yılı bağlamında Türkiye'de yerel yönetim bütçelerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sorununu, Sayıştay denetim raporlarından elde edilen somut bulgular üzerinden analitik bir yaklaşımla ele almayı amaçlamaktadır. Hukuki çerçeve, kurumsal zafiyetler, performans yönetimi eksiklikleri ve iyi uygulama örneklerini kapsamlı bir perspektifle değerlendirerek, sorunun kök nedenlerini ve çözüm yollarını ortaya koymaktadır.
I. Hukuki ve Kurumsal Çerçeve: Şeffaflığın Temel Dayanakları
1.1. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun Rolü
Türkiye'de yerel yönetimlerin mali yönetiminin temelini 10 Aralık 2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 1. maddesinde belirtilen amaç, "kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak" şeklinde tanımlanmıştır. Kanunun 2. maddesiyle kapsamına giren "mahalli idareler" tanımı, belediyeler, il özel idareleri ve bunlara bağlı birlikleri kapsayacak şekilde geniş tutulmuş, böylece tüm yerel yönetim birimlerinin mali disiplin altına alınması hedeflenmiştir.
Kanun'un 12. maddesi, mahalli idare bütçelerini, merkezi yönetim bütçesi ve sosyal güvenlik kurumları bütçeleriyle birlikte "genel yönetim kapsamı" içinde değerlendirmiş ve bu bütçelerin hazırlanması, görüşülmesi, kabulü, uygulanması ve denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemiştir. Özellikle 77. madde, mahalli idare bütçelerinin hazırlanması ve uygulanması ile diğer mali işlemlerin, 5018 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgili özel kanunlara (5393, 5216 gibi) tabi olduğunu, ancak ayrıntılı harcama programlarının ve finansman programlarının bütçeyle birlikte hazırlanacağını hükme bağlamıştır.
1.2. Belediye Kanunu ve Özel Mevzuat Hükümleri
5393 sayılı Belediye Kanunu, mali şeffaflığın sağlanmasında kritik düzenlemeler içermektedir. Kanun'un 61-62. maddeleri, belediye bütçesinin hazırlanması ve belediye meclisinde kabul sürecini detaylandırırken, stratejik plan, performans programı ve bütçe ilişkisini açıkça kurmaktadır. Benzer şekilde, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, büyükşehir belediyelerinin bütçe yapısını ve ilçe belediyeleriyle koordinasyon içinde bütçeleme esaslarını tanımlamaktadır.
5302 sayılı İl Özel İdareleri Kanunu ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu da il özel idareleri ve birliklerin bütçeleme süreçlerini düzenleyerek mali yönetimin bütünsel bir yapıya kavuşmasını amaçlamaktadır. Bu mevzuat çerçevesinde bütçe, sadece bir tahmin belgesi olmanın ötesinde "kamu kaynaklarının tahsisi, kullanımı ve kontrolünü sağlayan, hesap verebilirliğin, şeffaflığın ve mali disiplinin teminatı" olarak tanımlanmaktadır.
1.3. Sayıştay Başkanlığı'nın Denetim Yetkisi ve Raporlama Süreci
Sayıştay Başkanlığı, 6085 sayılı kanunla düzenlenen bağımsız denetim yetkisiyle yerel yönetimlerin mali işlemlerinin mevzuata uygunluğunu, kaynakların etkin ve verimli kullanımını detaylı olarak incelemektedir. 2024 yılına ilişkin Sayıştay denetim raporları, 2025 yılı içinde kademeli olarak kamuoyuyla paylaşılmış ve birçok belediyenin mali yönetiminde ciddi zafiyetler ortaya konmuştur. Örneğin, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin Anfa Altınpark İşletmeleri Limited Şirketi'nin 2024 yılı sonu itibarıyla 2,8 milyar TL, Anfa Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Limited Şirketi'nin ise 462 milyon TL toplam zararı olduğu tespit edilmiştir. Bu rakamlar, şirketlerin ödenmiş sermayelerini aşan zararları nedeniyle hukuki olarak "süreklilik" sorunu yaşadığını ve 6102 sayılı TTK'nın 376. maddesi uyarınca önlem alınmaması halinde kendiliğinden sona erebileceğini göstermektedir.
II. 2025 Yılı Bütçe Süreçlerinde Şeffaflık Sorunları: Sayıştay Tespitlerinden Çıkarımlar
2.1. Stratejik Planlama ve Performans Göstergelerindeki Eksiklikler
Sayıştay raporları ve SBB analizleri, yerel yönetimlerin stratejik planlama süreçlerindeki temel zafiyetleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. SBB'nin 2025 yılı raporunda, "belediyelerin stratejik planlarının gerçekçi hazırlanmamasının yansıması olarak performans denetiminin etkinliği sorunu oluşturduğu" vurgulanmaktadır. Özellikle stratejik planlar ve performans programlarında nitelikli performans göstergelerinin ağırlıklı olarak "çıktı odaklı" olması, sonuç odaklı değerlendirmenin önündeki temel engeldir.
2025 yılı program bütçe geçiş sürecinde yaşanan zorluklar da bu sorunu derinleştirmiştir. Periskop Danışmanlık'ın analizinde, idareler için en zorlayıcı konuların başında "ölçülebilir ve anlamlı göstergeler üretmek" olduğu belirtilmektedir. Hem Anahtar Performans Göstergeleri (KPI) hem de faaliyet düzeyindeki performans göstergeleri konusunda ciddi zorluklar yaşanmış, bu durum bütçe tahsislerinin nesnel kriterlere değil, sübjektif değerlendirmelere dayanmasına yol açmıştır.
Sayıştay denetimlerinde tespit edilen bir diğer kritik sorun, "hazırlanan faaliyet raporlarında bilgi açısından yetersiz kalmasıdır". Faaliyet raporlarının, bütçe gerçekleşmelerini ve performans sonuçlarını yeterince açıklamaması, vatandaşların ve meclis üyelerinin hesap sorma mekanizmalarını zayıflatmaktadır.
2.2. Bütçe Hazırlık ve Uygulama Aşamasındaki Usulsüzlükler
Sayıştay raporları, bütçe hazırlık sürecindeki usulsüzlükleri detaylıca belgelemektedir. SBB raporunda, "kapasitesi uygun olmayan firmaların belediyelere proje hazırlanması ve iş yapmasından kaynaklı sorunlar" ile "stratejik planların zaman zaman sadece formalite olarak yapılması" sorunları dile getirilmektedir. Bu durum, bütçe tahsislerinin gerçek ihtiyaçlara değil, siyasi önceliklere veya dışarıdan müdahalelere göre yapıldığını göstermektedir.
2025 yılı program bütçe sistemine geçişle birlikte yaşanan "yeni ekonomik kodların anlaşılması" sorunu da dikkat çekicidir. Periskop Danışmanlık'ın raporunda, "geçmişte 'önceki yılı belli oranda artırma' mantığıyla çalışan idarelerde, yeni ekonomik gider kodlarının anlaşılması ve birimlere aktarılması güçlük yarattığı" belirtilmektedir. Muhasebenin işi olarak algılanan bu süreç, aslında her birim sorumlusunun kaynak kullanımının hesap verebilirliğini doğrudan etkileyen bir konudur.
Bütçe uygulama aşamasında ise "kira süresi dolan kiracıların sürelerinin mevzuata uygun uzatılmaması ve kiralamada 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre kiralamanın yapılmaması" gibi ciddi usulsüzlükler tespit edilmektedir. Bu tür uygulamalar, kamu kaynaklarının kayba uğramasına ve bütçe disiplininin zayıflamasına neden olmaktadır.
2.3. Belediye Şirketleri ve İştiraklerindeki Mali Zafiyetler
2024 yılı Sayıştay denetim raporları, belediye şirketlerindeki (Belediye İştirakleri - BİT) mali durumun alarm verici boyutlara ulaştığını ortaya koymaktadır. Yeni Şafak'ta yayınlanan analizde, "iştiraklerde yaşanan sorunların sistemsel olduğu ve acilen neşter atılması gerektiği" vurgulanmaktadır.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait şirketler üzerinden yapılan inceleme çarpıcı sonuçlar doğurmuştur:
Anfa Altınpark İşletmeleri Limited Şirketi: 2024 yılı sonu itibarıyla 2,8 milyar TL toplam zarar (2023: 2,7 milyar TL, 2024: 130 milyon TL ek zarar)
Anfa Güvenlik Hizmetleri ve Sistemleri Limited Şirketi: 462 milyon TL toplam zarar, şirketin ödenmiş sermayesini tamamıyla karşılıksız bırakmıştır
Sayıştay, bu şirketlerin yönetim kurullarının ve genel kurullarının 6102 sayılı TTK'nın 376. maddesi gereğince gerekli tedbirleri almadığını, bu durumun devam etmesi halinde şirketlerin kendiliğinden sona ereceğini tespit etmiştir. Bu bulgu, belediye yönetimlerinin kamu kaynaklarını koruma ve şirket yönetiminde hesap verebilirlik sorumluluğunu ne ölçüde yerine getiremediğinin somut göstergesidir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2024 yılı Sayıştay raporunda ise 102 ayrı bulguyla yönetim zafiyetleri tespit edilmiştir. Bu sayı, denetimlerin yeterince etkin olmadığı veya sistematik sorunların süregeldiği şeklinde yorumlanabilir.
III. Şeffaflık ve Hesap Verebilirliğin Önündeki Yapısal Engeller
3.1. Mali Veri Kalitesi ve Paylaşım Sorunları
Sayıştay raporları, mali verilerin kalitesi ve paylaşımında ciddi şeffaflık sorunlarına işaret etmektedir. SBB raporunda, "mali yapıda pay dağılım adaletsizliğinden kaynaklı; mali bilgi paylaşımında şeffaflık sorunları bulunduğu" belirtilmektedir. Özellikle "çeyreklik verilerin kalitesinden ve mahalli idareleri denetleyen kurumlara sağlıklı veri sağlayamamaları" önemli gider kalemlerinin takip ve denetiminde sorunlara neden olmaktadır.
Merkezi sistemle veri akışının sağlanmasında, "veri tabanlarının tasarımı konusunda merkezi veri tabanlı sistemlerine entegrasyonda yetersizlikler" bulunduğu tespit edilmektedir. Bu durum, hem merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki denetim kapasitesini zayıflatmakta hem de vatandaşların doğru ve zamanında bilgiye erişimini engellemektedir.
3.2. Kamuoyu Denetiminin Yetersizliği
Kamuoyu denetimi bağlamında, "talep ve şikâyet mekanizmalarının yeterince etkin işlememesi" temel sorun olarak belirtilmektedir. SBB raporunda, "takip ve sonuç almada; hesap verebilirlik süreçlerinin nitelik açısından değerlendirilmemesinden kaynaklı sorunlar yaşandığı" vurgulanmaktadır. Vatandaşların denetim mekanizmalarına erişiminin kısıtlı olması ve şikâyetlerinin sonuçlandırılmaması, yerel yönetimlerin hesap verme sorumluluğunu zayıflatmaktadır.
Belediye meclislerinin denetim komisyonlarının yeterince etkin çalışmaması da bu süreci olumsuz etkilemektedir. Raporlarda, "küçük ölçekli belediyelerin denetiminde sorunlar bulunduğu" ve "denetim komisyonlarına dışarıdan gelen uzmanların ücretlerinin yetersizliğinin" denetim kalitesini düşürdüğü belirtilmektedir.
3.3. Katılımcılık ve Sivil Toplum Katılımının Zayıflığı
Yerel yönetimlere halkın katılımı noktasında "yeterli katılım yöntemlerinin olmaması" ve "katılımcı vatandaşlık bilincinin düşük düzeyde olması" önemli bir sorun olarak tespit edilmektedir. SBB raporuna göre, vatandaşların görüşü alınmadan projelerin uygulamaya konulması, kentsel dönüşüm çalışmalarında katılım eksikliği, mahalle sakinlerinin etkin katılım mekanizmalarından yoksun bırakılması gibi durumlar yaygın olarak yaşanmaktadır.
Kent konseylerinin kurumsallaşmasındaki sorunlar da dikkat çekicidir. "Kent konseyi mekanizmalarına vatandaşların farkındalığının ve katılım isteğinin az olması", "kent konseylerinin kararlarının tavsiye niteliğinde olması ve belediyelerce uyulmaması", "performans kriterlerinin olmaması" gibi engeller, sivil denetim aracı olarak işlev görmesini engellemektedir.
Sivil Toplum Örgütleri'nin (STK) katılımında ise "yerel yönetimleri ilgilendiren mevzuat değişikliklerinde ilgili STK'ların görüşlerinin sistematik olarak alınmaması" sorunu bulunmaktadır.
IV. 2025 Yılı Perspektifinde İyi Uygulama Örnekleri ve ELoGE Çerçevesi
4.1. Uluslararası Şeffaflık Derneği Raporundaki Başarılı Uygulamalar
Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin Şubat 2025'te yayınlanan "Türkiye Belediyelerinde Örnek Şeffaflık Uygulamaları" raporu, yerel yönetimlerde şeffaflığı artırmak için hayata geçirilen başarılı modelleri belgelemektedir. Bu uygulamalar, hem vatandaş katılımını hem de mali hesap verebilirliği güçlendirmektedir:
Şeffaf Ankara Platformu: Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından geliştirilen bu platform, şehirle ilgili demografik bilgilerden altyapı çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede veri sunarak hesap verebilirliği artırmaktadır.
Bütçem İstanbul: Bütçe Senin, Karar Senin: İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin katılımcı bütçe modeli, İstanbulluların belediye bütçesiyle ilgili karar süreçlerine aktif katılımını sağlayarak yerel demokrasiyi güçlendirmektedir.
Açık Veri Portalı: Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin geliştirdiği bu portal, çevre, ulaşım ve demografik yapıya dair 69 veri setini açık şekilde sunarak veri tabanlı karar alma süreçlerini desteklemektedir.
Mahalle Buluşmaları Projesi: Bandırma Belediyesi'nin uygulaması, mahalle sakinlerinin doğrudan belediye kararlarına katılımını teşvik ederek yerel sorunların daha iyi anlaşılmasını ve çözüm üretilmesini sağlamaktadır.
Belediye Meclis Görüşmelerinin Canlı Yayını: Pendik Belediyesi'nin uygulaması, belediye meclis toplantılarının online platformlarda canlı yayınlanmasıyla vatandaşların yerel yönetim süreçlerini takip edebilmesini ve şeffaflığın artırılmasını hedeflemektedir.
4.2. ELoGE Çerçevesi ve 12 Temel İyi Yönetişim İlkesi
Avrupa Konseyi'nin ELoGE (European Label of Governance Excellence) çerçevesi, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin değerlendirilmesinde uluslararası standartlar sunmaktadır. Uluslararası Şeffaflık Derneği raporu, bu 12 temel ilke esas alınarak değerlendirme yapmıştır:
Katılım ve Temsiliyet
Duyarlılık
Etkililik ve Verimlilik
Açıklık ve Şeffaflık
Hukukun Üstünlüğü
Etik Davranış
Yetkinlik ve Kapasite
Yenilik ve Değişime Açık Olma
Sürdürülebilirlik
Sağlam Mali Yönetim
İnsan Hakları ve Sosyal Kaynaşma
Hesap Verebilirlik
Türkiye'deki belediyelerin çoğunda bu ilkelerin tam olarak uygulanamadığı görülmektedir. Özellikle "Sağlam Mali Yönetim" ve "Hesap Verebilirlik" ilkeleri, Sayıştay raporlarındaki bulgularla örtüşmeyen bir tablo çizmektedir.
V. Dijital Dönüşüm ve e-Bütçe Sistemi: 2025 Yılında Yaşanan Zorluklar
5.1. e-Bütçe Sistemi ve Sayıştay Denetim Gereklilikleriyle Uyum
Mahalli İdareler Bütçe Hazırlama Rehberi'nde (2025-2028 dönemi) vurgulandığı üzere, e-Bütçe sistemi ve Sayıştay denetim gerekleriyle uyumlu bir çerçeve oluşturulması gerekmektedir. Ancak 2025 yılında yaşanan zorluklar, bu uyumun henüz tam olarak sağlanamadığını göstermektedir.
Program tanımlama, performans göstergeleri belirleme ve cetvel düzenleme konularında örnekli anlatımlar sunulmasına rağmen, uygulamada birimler arası koordinasyon sorunları yaşanmaktadır. Özellikle "ekonomik kodları girmek muhasebenin işi diye düşünen birim sorumlularına hem yeni sistemi hem ekonomik kodları hem de nasıl sisteme girmeleri gerektiğini anlatmak gerektiği" belirtilmektedir. Bu durum, mali verilerin tutarlılığını ve denetlenebilirliğini tehlikeye atmaktadır.
5.2. Veri Entegrasyonu ve Merkezi Sistemlerle Uyum Sorunları
Merkezi sistemle veri akışının sağlanmasında, "veri tabanlarının tasarımı konusunda merkezi veri tabanlı sistemlerine entegrasyonda yetersizlikler" bulunmaktadır. Bu sorun, hem merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki denetim kapasitesini zayıflatmakta hem de vatandaşların doğru ve zamanında bilgiye erişimini engellemektedir.
Açık veri portalı gibi iyi uygulamaların yaygınlaşmamasının temel nedeni, teknik altyapı yetersizliği ve personel kapasitesinin düşük olmasıdır. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin 69 veri setini açık şekilde sunabilmesi, istisnai bir durum olarak değerlendirilmelidir.
VI. Çözüm Önerileri ve 2025 Sonrası Perspektif
6.1. Kurumsal Kapasite Geliştirme ve Eğitim
Sayıştay raporlarındaki bulgular, yerel yönetimlerin kurumsal kapasitelerinin acilen güçlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Öncelikle, stratejik planlama ve performans göstergeleri konusunda belediye personeline kapsamlı eğitimler verilmelidir. MIARGEM tarafından yayınlanan Bütçe Hazırlama Rehberi gibi dokümanların yanı sıra, uygulamalı eğitim programları ve mentorluk sistemleri geliştirilmelidir.
Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında "eğitici belediyeler" modeli oluşturularak, deneyim paylaşımı teşvik edilmelidir. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerin katılımcı bütçe ve açık veri portalı deneyimlerinin küçük ve orta ölçekli belediyelere aktarılması sağlanmalıdır.
6.2. Dijital Şeffaflık Araçlarının Yaygınlaştırılması
Uluslararası Şeffaflık Derneği raporundaki iyi uygulamaların standart hale getirilmesi gerekmektedir. Her belediyenin asgari olarak şu dijital araçları kullanması zorunlu hale getirilmelidir:
Açık Veri Portalı: Çevre, ulaşım, demografik yapı ve bütçe harcama verilerini içeren
Katılımcı Bütçe Platformu: Vatandaşların öneri ve oylama yapabileceği interaktif sistem
Canlı Meclis Yayını: Belediye meclis toplantılarının online erişime açık olması
Şikâyet ve Geri Bildirim Sistemi: Etkin takip mekanizmasıyla sonuçlandırma garantisi
e-Bütçe sisteminin kullanım kolaylığının artırılması ve birim sorumlularının aktif katılımının sağlanması için kullanıcı dostu arayüzler geliştirilmelidir.
6.3. Performans Göstergelerinin Standartlaştırılması
Periskop Danışmanlık'ın önerisi doğrultusunda, merkezi düzeyde "bir gösterge havuzu" oluşturulmalıdır. Böylece tüm idarelerin kullanabileceği ortak göstergeler belirlenecek, belediyelerin belli bazı göstergeleri düzenli olarak izlemesi zorunlu hale getirilecektir. Bu, bütçe karşılaştırılabilirliğini artıracak ve vatandaşların hangi hizmetlere öncelik verildiğini daha kolay görmesini sağlayacaktır.
6.4. Sayıştay Denetimlerinin Etkinliğinin Artırılması
Sayıştay denetimlerinin önemi ortada olmakla birlikte, raporların takip edilmesi ve sonuç alınması konusunda zafiyetler bulunmaktadır. İçişleri Bakanlığı, Sayıştay raporlarındaki bulguların yerel yönetimlerce giderilmesi için "izleme ve değerlendirme sistemi" kurmalıdır. Denetim komisyonlarına dışardan uzman desteği için yeterli bütçe ayrılmalı ve komisyon üyelerinin eğitimi sağlanmalıdır.
Belediye şirketlerindeki zararların önlenmesi için, "zarar/sermaye" oranı üzerinden otomatik uyarı sistemi oluşturulmalı ve 6102 sayılı TTK'nın 376. maddesi uyarınca gerekli tedbirlerin alınması yasal zorunluluk haline getirilmelidir.
6.5. Katılımcılık Mekanizmalarının Güçlendirilmesi
Kent konseylerinin kararlarının bağlayıcı olması için yasal düzenleme yapılmalıdır. Kent konseylerine bütçe tasarısı üzerinde görüş bildirme yetkisi verilmeli ve bu görüşlerin gerekçesiyle reddedilmesi durumunda kamuoyuna açıklanması zorunlu hale getirilmelidir.
Mahalle buluşmaları ve katılımcı bütçe uygulamaları için vatandaşların dijital okuryazarlığı artırılmalı ve bu süreçlere erişim kolaylaştırılmalıdır. Özellikle kırsal alanlarda muhtarlar aracılığıyla vatandaş katılımının artırılması sağlanmalıdır.
VII. Sonuç ve Değerlendirme
Türkiye'de yerel yönetim bütçelerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik, 2025 yılı itibarıyla hem kurumsal hem de teknik boyutta ciddi zorluklarla karşı karşıyadır. Sayıştay denetim raporları, belediyelerin mali yönetimlerinde sistematik sorunlar olduğunu ve bu sorunların yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki ve siyasi boyutlarının bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
2021-2022 döneminde belediye harcamalarının %116 artması, buna karşılık mali şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmalarının aynı hızda gelişmemiş olması, kamu kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından alarm verici bir durumdur. Belediye şirketlerindeki mali zafiyetler (Ankara örneklerinde toplam 3,3 milyar TL zarar), kamu kaynaklarının korunmasında ve şirket yönetiminde hesap verebilirlik sorumluluğunun ne ölçüde ihmal edildiğini gözler önüne sermektedir.
Bununla birlikte, 2025 yılı aynı zamanda olumlu gelişmelerin de başlangıcı olmuştur. Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin belgelediği iyi uygulama örnekleri, şeffaflığın ve katılımcılığın mümkün olduğunu ve bazı belediyelerin bu konuda öncü rol üstlenebildiğini göstermektedir. Ankara, İstanbul, Balıkesir, Bandırma ve Pendik gibi belediyelerin uygulamaları, ELoGE çerçevesindeki 12 iyi yönetişim ilkesine uygun olarak geliştirilmiştir.
2025 sonrası dönem için temel öncelikler şunlar olmalıdır:
Yasal Düzenlemeler: Belediye şirketlerinin zararlarının önlenmesi için otomatik uyarı sistemleri ve yasal sonuçlandırma mekanizmalarının güçlendirilmesi
Kurumsal Kapasite: Stratejik planlama, performans göstergeleri ve bütçe yönetimi konularında personel eğitimlerinin sistematik hale getirilmesi
Dijital Dönüşüm: e-Bütçe sisteminin kullanıcı dostu hale getirilmesi ve açık veri portalı gibi şeffaflık araçlarının tüm belediyeler için zorunlu standartlar haline getirilmesi
Katılımcı Demokrasi: Kent konseylerinin kararlarının bağlayıcılığının artırılması ve katılımcı bütçe uygulamalarının yaygınlaştırılması
Etkin Denetim: Sayıştay raporlarının takip edilmesi ve sonuç alınması için İçişleri Bakanlığı nezdinde izleme sisteminin kurulması
Sonuç olarak, Türkiye'de yerel yönetim bütçelerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik, 2025 yılında hem ciddi zafiyetler hem de iyileştirme potansiyeli barındıran bir dönemeçtedir. Sayıştay raporlarındaki somut bulguların siyasi iradeyle birleşmesi ve iyi uygulama örneklerinin sistematik olarak yaygınlaştırılması, yerel demokrasinin güçlenmesi ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı için zorunlu bir gerekliliktir. 2025 yılı, bu dönüşüm için hem bir uyanış hem de yeni bir başlangıç yılı olma potansiyeline sahiptir.
Kaynakça
1-) T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB). (2025). Yerel Yönetimler Özel İhtisas Komisyonu Raporu. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2025/08/Yerel-Yonetimler-Ozel-Ihtisas-Komisyon-Raporu_01082025.pdf
2-) Uluslararası Şeffaflık Derneği. (2025). Türkiye Belediyelerinde Örnek Şeffaflık Uygulamaları Raporu. https://seffaflik.org/belediye-iyi-uygulama/
3-) T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB). (2020). 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu. http://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/06/5018-SayiliKamuMaliYonetimi_7197Sayili2020YiliMerkeziYonetimButceKanunu.pdf
4-) Oluşum Haber. (2025). Büyükşehir'in Sayıştay raporu: 7 yılda 10 milyar TL'lik zarar! https://www.olusumhaber.com/buyuksehir-in-sayistay-raporu-7-yilda-10-milyar-tl-lik-zarar/32720/
5-) Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi. (2023). 5018 sayılı kamu malî yönetimi ve kontrol kanunu. https://sksdb.bandirma.edu.tr/Content/Web/Yuklemeler/DosyaYoneticisi/316/files/5018%20Sayili%20Kamu%20Mali%20Yonetimi%20ve%20Kontrol%20Kanunu.pdf
6-) Ankara Büyükşehir Belediyesi. (2025). T.C. Sayıştay Başkanlığı Ankara Büyükşehir Belediyesi 2024 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. https://s.ankara.bel.tr/files/2025/11/07/a77c25dd7127ee2d98f65a8daff73b7f.pdf
7-) Periskop Danışmanlık. (2025). Yerel Yönetimlerde Program Bütçeye Geçiş: İlk Yılın Zorlukları ve Öğrenilen Dersler. https://www.periskopdanismanlik.com/2025/08/24/yerel-yonetimlerde-program-butceye-gecis-ilk-yilin-zorluklari-ve-ogrenilen-dersler/
8-) Mahalli İdareler Araştırma ve Geliştirme Merkezi (MIARGEM). (2025). 2026–2028 Dönemi Mahalli İdareler Bütçe Hazırlama Rehberi (Kısaltılmış Format). https://miargem.org.tr/2026-2028-donemi-mahalli-idareler-butce-hazirlama-rehberi-kisaltilmis-format/
9-) Yeni Şafak. (2025). Sayıştay belediye iştiraklerinde yaşanan usulsüzlükleri tek tek ortaya çıkardı. https://www.yenisafak.com/yazarlar/ahmet-unlu/sayistay-belediye-istiraklerinde-yasanan-usulsuzlukleri-tek-tek-ortaya-cikardi-4769330
10-) Balıkesir Büyükşehir Belediyesi. (2025). T.C. Sayıştay Başkanlığı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi 2024 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. https://balikesir.bel.tr/Dosyalar/DosyaListe/AF_btr_SayistayRaporlari_file_Dosya_3fa51123-8fbb-4bae-8fcf-798178fa034d/2024_sayistay_raporu.pdf.pdf
11-) Edirne Belediyesi. (2025). T.C. Sayıştay Başkanlığı Edirne Belediyesi 2024 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu. https://adminweb.edirne.bel.tr/Upload/vMga0n5olE-edirne-belediyesi_20251106152416326.pdf




Yorumlar