top of page

Bilirkişilik Görevi ve Kamu Görevlileri Tarafından İcrası


Bilirkişilik, hukuk ve ceza yargılamalarında, bir davanın veya uyuşmazlığın çözümünde özel veya teknik bilgi gerektiren durumlar için başvurulan bir hukuki mekanizmadır. Devlet memurlarının mahkemelerde bilirkişi olarak görev yapmaları mümkündür. Memurların bilirkişilik görevini yerine getirirken dikkat etmeleri gereken hususlar bulunmaktadır. 


Anahtar Kelimeler: Devlet Memuru, Bilirkişi, Hâkim, Temel Eğitim. 


1. Giriş

Bir uyuşmazlığın dava yoluyla giderilmesi için kimi hâllerde hâkimin özel veya teknik bir bilgiye ihtiyacı olabilir. Hukuki konuların en yetkini olduğu kabul edilen hâkimin, uyuşmazlığı giderebilmek için ihtiyaç duyduğu, hukuk dışındaki, özel veya teknik bilgiyi ona sunan gerçek veya tüzel kişiye bilirkişi denilmektedir. Bu kapsamda bilirkişi, “çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi” şeklinde tanımlamıştır.

Bilirkişi, uyuşmazlık konusu olan ve çözümü için özel veya teknik bir bilgi gereken meselede, hâkimde eksik olan özel veya teknik bilgiyi tamamlayan, hâkime yardımcı kişi konumundadır. İşte bilirkişinin sahip olduğu özel veya teknik bilgiyi olaya uygulamak suretiyle beyan ettiği görüşünü içeren bilirkişi raporu takdiri delil teşkil eder. Bu çalışmada, devlet memurlarının bilirkişilik görevini yerine getirirken sahip olduğu haklar ve dikkat etmesi gereken hususlar açıklanacaktır. 


2. Bilirkişi

Bilirkişiler, bilgi ve deneyimleri sayesinde, hukukçuların ve hakimlerin karar sürecine önemli katkılarda bulunurlar. Bilirkişi raporları, mahkemenin adil ve doğru karar vermesini sağlamak amacıyla bilimsel ve objektif doğrulara dayanır.


Bilirkişi olarak görev almak isteyen kişinin kural olarak bilirkişilik siciline kaydolması gerekir. Bilirkişilik sicili, Adalet Bakanlığı nezdinde bilirkişilere sicil numarası verilmek suretiyle tutulan kaydı ifade eder. Bilirkişi siciline kayıt olmak için öncelikle Bilirkişilik Temel Eğitimini almak zorunlu hale gelmiştir. Öncelikle bilirkişilik bölge kurulu tarafından, ilk olarak bilirkişi listelerinin oluşturulması, daha sonra ihtiyaca göre güncellenmesi maksadıyla, her yıl Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığınca belirlenecek tarihe kadar ilan yapılır. İlan, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ile Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin internet sitesinde yayınlanmak suretiyle gerçekleştirilir. Ayrıca söz konusu ilan, bölge kurulunun yetki çevresindeki ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere bildirilir.


Bilirkişinin haiz olması gereken nitelikler şu şekilde sıralanmaktadır: Dürüstlük, bağımsızlık, tarafsızlık (dolayısıyla objektiflik), yetkinlik ve güvenilirlik. Bilirkişi dürüst olmak zorundadır. Bilirkişi yargılamada adil bir karar verilebilmesi açısından, hâkime yardımcı kişi konumundadır. Hüküm kuracak olan hâkimin vereceği kararın sıhhati, her ne kadar takdiri delil niteliği taşısa da bilirkişi raporundan doğrudan etkilenir. Ayrıca bilirkişilerin dürüst olmaması ve gerçeğe aykırı bir rapor vermiş olmaları durumunda, Türk Ceza Kanunu’nun 276’ncı maddesi uyarınca cezalandırılması mümkündür. Bilirkişi olarak atanacak kişinin bağımsız olması gerekir. Bağımsızlıktan maksat, bilirkişinin görüşünü beyan ederken herhangi bir idari makamın ve özellikle yürütmenin ya da mahkemenin emir ve talimat verememesi, tavsiye veya telkinde bulunamamasıdır.


Bilirkişilik süreci aşağıda yer alan aşamalardan meydan gelir;


Atama: Bilirkişi, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında veya hukuk davalarında hakim veya mahkeme tarafından atanır. Bu atama, davaya ilişkin özel veya teknik bilginin gerekli olduğu durumlarda yapılır.


İnceleme ve Raporlama: Atanan bilirkişi, kendisine verilen konu hakkında detaylı bir inceleme yapar ve bulgularını bir rapor halinde mahkemeye sunar.


Değerlendirme: Sunulan bilirkişi raporu, mahkeme tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Hakim, bu raporu dikkate alarak kararını verir.


Bilirkişinin temelde dört adet yetkisi bulunmaktadır. Bunlar, ücret ve giderlerin ödenmesini talep yetkisi, çekinme yetkisi, bilgi alma yetkisi ve inceleme konusunu teşkil eden nesne yahut kişi üzerinde bazı tasarruflarda bulunabilme yetkisidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 283’üncü maddesi uyarınca bilirkişiye, sarf etmiş olduğu emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bilirkişiler, tanıklıktan çekinme sebeplerine veya mahkemece kabul edilebilecek diğer bir sebebe dayanarak bilirkişilik görevini ifadan kaçınabilir. Söz konusu bu çekinme yetkisi bilirkişinin tarafsız olarak görevini ifa etmesini güvence altına almayı amaçlamaktadır.


Hâkimin ihtiyaç duyduğu özel veya teknik bilgiyi ona sağlayarak hâkime yardımcı olan bilirkişinin aşağıdaki yükümlülükleri bulunmaktadır: 

a. Bazı hallerde bilirkişilik görevini kabul yükümlülüğü, 

b. Davete icabet etme yükümlülüğü, 

c. Yemin etme yükümlülüğü, 

d. Haber verme yükümlülüğü, 

e. Gerçeği beyan yükümlülüğü, 

f. Tarafsız davranma yükümlülüğü, 

g. Görevini sadakatle ve özenle yerine getirme yükümlülüğü, 

h. Görevini bizzat yerine getirme yükümlülüğü, 

i. Sır saklama yükümlülüğü, 

j. Bazı hallerde tarafları beklemeden kendi kendisini reddetme yükümlülüğü, 

k. Kurul olarak görevlendirildikleri hâllerde istişare ve müzakerelerde bulunma yükümlülüğü, 

l. Kendisini atayan mahkemeyle ilişki içerisinde olma yükümlülüğü, 

m. Bilgisine başvurulan konuda süresi içerisinde oy ve görüşünü bildirme yükümlülüğü.


3. Devlet Memurlarının Bilirkişilik Yapması

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 87 nci maddesinde, "... Ancak, bu Kanunun memurlara ikinci görev verilmesini öngören hükümleri ile hakem, tasfiye memuru ve bilirkişilere takdir olunan İl Genel Meclisi ve İl Daimi Encümeni başkanları, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan ve asli görevlerinin devamı niteliğinde olmayan çeşitli kurul, komisyon, heyet ve jüri çalışmalarına, Üniversiteler, Akademiler, Türkiye ve Orta - Doğu Amme İdaresi Enstitüsü ve özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan araştırma kurumları tarafından idareyle ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırma çalışmalarına katılanlar için özel kanunlarınca gösterilen veya bu kanunlara dayanılarak tespit edilen ücretlerin ödenmesine ilişkin hükümler saklıdır." hükmü yer almaktadır. 


Diğer taraftan, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak 3.8.2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği ile bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılması ile Bilirkişilik Danışma Kurulu, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslar düzenlenmiştir. 


Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun; 

266 ncı maddesinde, "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmü, 

270 inci maddesinde, "(1) Aşağıda sayılmış olan kişi ya da kuruluşlar, bilirkişilik görevini kabulle yükümlüdürler: 

a) Resmî bilirkişiler ile 268 inci maddede belirtilmiş bulunan listelerde yer almış olanlar. 

b) Bilgisine başvurulacak konuyu bilmeksizin, meslek veya zanaatlarını icra etmesine olanak bulunmayanlar. 

c) Bilgisine başvurulacak konu hakkında, meslek veya sanat icrasına resmen yetkili kılınmış olanlar. 

(2) Bu kişiler, ancak tanıklıktan çekinme sebeplerine veya mahkemece kabul edilebilir diğer bir sebebe dayanarak, bilirkişilikten çekinebilirler." hükmü, 

276 ncı maddesinde, "(1) Bilirkişi, mahkemece kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye bırakamaz." hükmü yer almaktadır.


Yine Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 19.11.2024 tarihli görüş yazısında, "657 sayılı Kanunun anılan hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, atamaya yetkili amir tarafından uygun görülmek kaydıyla yapılabilecek ikinci görevlere 88 inci maddede yer verildiği, ancak 87 nci maddede bilirkişilik görevinin atamaya yetkili amirlerin iznine tabi tutulmadığı görülmektedir. Açıklanan hükümlere göre; görevlerini iyi ve doğru yürütme hususunda amirlerine karşı sorumluluğu bulunan Devlet memurlarının bilirkişilik yapmalarında da herhangi bir kısıtlama bulunmamakta, buna göre bilirkişilik başvuru ilanları kapsamında yapılan başvurular üzerine bilirkişilik bölge kurulu listelerine kayıt edilmektedirler. Bu kapsamda, listeye kayıtlı bilirkişiler ve meslek ve sanat icrasına resmen yetkili kılınmış olanların geçerli bir mazereti olmadığı takdirde - Devlet memurları da dâhil olmak üzere- kendilerine verilen bilirkişilik görevini kabul etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bilirkişinin, iş ilişkisinin bulunduğu kişi, kurum veya kuruluşların, tarafı olduğu ya da ilgili bulunduğu davalarda ise görevlendirmeyi kabul etmemesi, görevlendirme yapıldığında bu mazeretini görevlendirmeyi yapan mercie bildirmesi gerekmektedir." denilmektedir. 


4. Sonuç

Devlet memurlarının atamaya yetkili amirin izni olmaksızın mahkemelerde bilirkişi olarak görev yapmaları ve takdir olunan bilirkişi ücretlerini almalarının mümkün bulunmaktadır. Asli ve sürekli kamu hizmetlerini yürütme konusunda kendi idarelerine karşı sorumlu olan Devlet memurlarının, yetkili merciilerden gelen bilirkişi görevine ilişkin duruşma, keşif vs. tevsik edici belgelerle amirlerini haberdar etmeleri gerektiği de açıktır. 


Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Bu kapsamda bilirkişilik görevi asıl görevi aksatmaksızın devlet memuru itibar ve güvenine uygun bir şekilde yerine getirilmelidir. 

 

DR UFUK ÜNLÜ

CUMHURBAŞKANLIĞI İÇ DENETÇİSİ


Yorumlar


MİDsembol_siyah-10.png

MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ

Cihan Sokak No:31/10 Sıhhiye Çankaya-Ankara

Tel:

0.312.230 5580
0.312.230 4272

Faks:

0.312.231 4058

HESAP ADI:   MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ
IBAN NO: TR52 0006 2000 1300 0006 2919 13

HESAP ADI: MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ

MAHALLİ İDARELER ENSTİTÜSÜ İKTİSADİ İŞLETMESİ 

IBAN NO:  TR67 0006 2000 1300 0006 2919 34

SOSYAL MEDYA

  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn
  • YouTube

E-BÜLTEN

Her ay yayınlanan makalelerden haberdar olun.

Üye olduğunuz için teşekkür ederiz.

©2023 Powered and secured by wingroup

Resmi E-Posta Adresi

bottom of page