Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Kapsamında Kaza Yerinin Terk Edilmesi Halinde Rücu
- MİD Enstitü

- 24 Ara 2025
- 5 dakikada okunur

Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca kaza yerinin terk edilmesi hali sigortalıya rücu nedenleri arasında sayılmakla birlikte, bu durumun yalnızca bedensel zararla sınırlı olup olmadığı hususu yazımız içerisinde tartışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Kaza Yeri, Sigortalı.
1. Giriş
Zorunlu mali sorumluluk sigortası; motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Söz konusu sigorta uyarınca ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca rücu nedenleri “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları”nda sayılmış olup, olay yerinin terk edilmesi rücu nedenleri arasında gösterilmiştir.
2. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Kapsamında Kaza Yerinin Terk Edilmesi
Zorunlu mali sorumluluk sigortası; trafiğe tescilli olan her türlü motorlu araç malikinin yaptırmasının zorunlu olduğu bir tür teminat sigortasıdır. Halk arasında trafik sigortası olarak bilinmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile belirlenen trafik sigortası, kaza durumunda karşı tarafın zararlarını karşılamayı amaçlayan bir tür teminattır. Kazadan zarar görenlerin mağduriyet yaşamaması ve kazaya sebebiyet verenlerin de bu tür risklere karşı korunması için önceden alınan bir önlem olarak değerlendirilmektedir.
Sigorta hukukunun temel esası 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 49’uncu maddesine dayanmaktadır. Madde metni; ‘‘Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.’’ hükmünü içermektedir.
Trafik sigortasının kapsamı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın A-3 maddesinde açıkça belirtilmiştir. İlgili hükme göre; sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlüdür.
Trafik sigortası sadece maddi zararları karşılamaktadır. Maddi zararlar şahsa ilişkin olabileceği gibi eşyaya ilişkin de olabilir. Ölüm halinde ”Destekten Yoksun Kalma Tazminatı” yaralanma halinde ”İş Göremezlik Tazminatı”, ”Tedavi Giderleri.” ve ”Bakıcı Gideri” şahsa ilişkin maddi zararlar olarak nitelendirilebilir. Araçtaki maddi hasar, değer kaybı işçilik ve yedek parça eşyaya ilişkin maddi zararlar olup bu zararlar da teminat altına alınmıştır. Manevi zarar bakımından trafik sigortası teminat sağlamaz.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde genel şartların B.1. maddesinde belirtilen rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı ve/veya sigorta ettirenin yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.
Görüldüğü üzere Olay yeri terk tek başına rücu nedeni değildir. Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin,
Tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme,
Can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, (Polis-karakol veya jandarma noktasına gidilip tutanak tutulması gerekir.)
Olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarınailişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, zarar görene sorumluluk sigortasından ödeme yapan sigortacının, işletene veya sürücüye dönebilmesi (rücu edebilmesi) hakkı doğabilir.
Söz konusu rücu işlemlerinin gerçekleşebilmesi için bedeni hasarın var olması gerektiği düzenlemeden anlaşılsa da, bu konuda lafzi bir yorumlamanın doğru sonuçlar doğurmayacağı açıktır. Şöyle ki; mezkur düzenleme, istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini yukarıda f) maddesinde sayılan benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. Bu durum Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.02.2025 tarih ve E.2024/11202, K.2025/2473 sayılı kararında açıklığa kavuşturulmuştur. Anılan kararda, “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca kaza yerinin terk edilmesi hali yalnızca bedensel zararla sınırlı olmayıp salt maddi hasarlı trafik kazalarında da sigortacının rücu hakkı doğmaktadır” ifadesi karara bağlanmıştır.
3. Sonuç
Sigorta sözleşmesi taraflar arasındaki güven ilişkisine dayandığından tarafların hak ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyi niyetle hareket etmesi gerekmekte olup, olay yerini terk etme durumu söz konusu ise sigortalının olay yerini iyi niyetli olarak terk edip etmediği incelenmelidir.
Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortalıya rücu edilir. Kaza yerinin terk edilmesi hali yalnızca bedensel zararla sınırlı olmayıp salt maddi hasarlı trafik kazalarında da sigortacının rücu hakkı doğmaktadır.
Yazar:
Mustafa ŞEN




Yorumlar