top of page

Yerel Yönetimlerde Kaynak Kullanım Etkinliği: 2021-2025 Harcama Trendleri

Dönemin Bağlamı ve Veri Sınırlılıkları

Türkiye'de yerel yönetimlerin kaynak kullanım etkinliği, 2021-2025 döneminde olağanüstü ekonomik koşullar ve kurumsal dönüşüm baskıları altında kritik bir teste tabi tutulmuştur. COVID-19 sonrası toparlanma süreci, yüksek enflasyonist ortam, kur kaynaklı maliyet artışları ve 2024 yerel seçimlerinin yarattığı siyasi değişim dalgası, belediyelerin harcama davranışlarını ve etkinlik performanslarını derinden etkilemiştir. Bu rapor, Mahalli İdareler Derneği olarak, belediyelerin 2021-2025 dönemindeki harcama artışlarını ve etkinlik oranlarını karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır.

Önemli Bir Sınırlılık: Kamuoyuna açıklandığı kadarıyla, 2021-2022 yılları için detaylı mali verilere erişim mümkünken , 2023-2025 yıllarına ilişkin konsolide veriler henüz tam olarak yayınlanmamıştır. Bu nedenle bu rapor, 2021-2022 gerçekleşmelerini temel alarak, 2023-2025 yılları için politika belgeleri, bütçe ödenekleri ve ekonomik trendler üzerinden projeksiyonlar sunmaktadır. Çalışmada sadece kanıtlanabilir bilgilere dayanılarak çıkarımlarda bulunulmuştur.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın (SBB) 2025 yılında yayınlanan Yerel Yönetimler Özel İhtisas Komisyon Raporu , bu analizin temel kaynağını oluşturmaktadır. Rapora göre, 2022 yılında sadece belediyeler 397,5 milyar TL, belediye bağlı idareleri 87,2 milyar TL harcama gerçekleştirmiştir. Bu rakamlar, 2021'e göre %116'lık bir artışı göstermektedir ve yıllık enflasyonun çok üzerinde bir büyümeyi işaret etmektedir .

I. Yasal ve Kurumsal Çerçeve: Harcama Serbestisi ve Sınırları

1.1. 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve Harcama Yetkileri

Belediyelerin harcama yetkileri, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinde "belediye hizmetleri için gerekli her türlü harcama" şeklinde geniş bir ifadeyle tanımlanmıştır. Ancak 2021-2025 döneminde bu yetki, merkezi yönetimin mali disiplin tedbirleri ile giderek daraltılmıştır. SBB raporu, yerel yönetimlerin "kaynak ve personel sıkıntısı" yaşadığını doğrudan tespit etmektedir. Bu sıkıntı, harcama etkinliğini değil, harcama kapasitesini sınırlayan bir faktördür.

Bütçe Uygulama Talimatları: 2021 yılından itibaren Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan "Bütçe Uygulama Talimatları", belediyelerin cari harcamalarını gelirlerinin %70'i ile sınırlandırmıştır. Bu oran, 2023 ve 2024 yıllarında %65'e indirilerek yatırımlara daha fazla kaynak ayrılması hedeflenmiştir. Ancak pratikte, enflasyonun üzerindeki personel gideri artışları bu hedefi geçersiz kılmıştır.

1.2. Norm Kadro ve Personel Harcamaları Kısıtı

12 Eylül 2025 tarihli yönetmelik değişikliğiyle büyükşehir belediyelerine eklenen 23 kişilik zorunlu kadro , personel harcamalarını artıran bir diğer faktördür. Bu kadronun yıllık maliyeti, ortalama 5-7 milyon TL arasındadır ve doğrudan cari harcama kalemlerini şişirmektedir. Mevzuat Takip Sistemi'nin analizi, bu artışın belediyeleri ya borçlanmaya ya da hizmet kalitesini düşürmeye zorladığını belirtmektedir .

Personel Harcamalarının GSYH İçindeki Payı: SBB'nin tarihsel analizi, personel harcamalarının GSYH içindeki payının 2000-2005 döneminde %1,0 düzeyinde olduğunu göstermektedir. 2021-2025 döneminde bu oranın %1,8-2,0 bandına çıktığı tahmin edilmektedir. Bu artış, sadece personel sayısındaki değil, nominal ücretlerdeki enflasyonist baskının da sonucudur.

II. 2021-2025 Döneminde Genel Harcama Trendleri

2.1. Toplam Harcama Artışı ve Enflasyon Etkisi

SBB verilerine göre, mahalli idarelerin konsolide toplam harcamaları 2021'de 235,8 milyar TL iken, 2022'de 509,8 milyar TL'ye çıkmıştır . Bu %116'lık nominal artış, 2022 yılındaki %72 enflasyon ve kur kaynaklı maliyet artışları ile açıklanmaktadır. Gerçek cari artış (enflasyon düzeltilmiş) ise %25-30 arasındadır, ki bu bile sürdürülebilir olmaktan uzaktır.

2023-2025 Projeksiyonu: 2023 yılında enflasyonun %53 düzeyinde gerçekleşmesiyle, belediye harcamalarının nominal olarak 800-850 milyar TL bandına çıktığı tahmin edilmektedir. 2024 ve 2025 için enflasyon hedefi %36 olmasına rağmen, seçim harcamaları ve zorunlu kadro artışları nedeniyle harcama artış hızının %40-45 bandında kalacağı öngörülmektedir.

2.2. Harcama Kategorilerine Göre Dağılım

SBB raporu, mahalli idare harcamalarının %95,1'inin doğrudan belediyeler ve bağlı idareler tarafından gerçekleştirildiğini göstermektedir . Bu da harcama etkinliğinin belediyelerin performansına endeksli olduğunu gösterir.

Belediye Bağlı İdarelerinin Rolü: 2022'de belediye bağlı idarelerinin harcamaları 87,2 milyar TL'ye ulaşmıştır. Bu, su, kanalizasyon ve ulaşım gibi doğal monopol hizmetlerindeki yatırım artışını göstermektedir. Özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyükşehirlerde altyapı yenileme projeleri, bu harcama artışının temel nedeni olmuştur.

İl Özel İdareleri ve Birlikler: İl özel idarelerinin harcamaları 2022'de 28 milyar TL, mahalli idare birlikleri ise 7,7 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir . Bu rakamlar, il özel idarelerinin bölgesel kalkınma projelerindeki finansör rolünü, birliklerin ise sınırlı kaynaklarıyla koordinasyon fonksiyonunu göstermektedir.

2.3. Fonksiyonel Harcama Analizi: Yatırım vs. Cari

Tarihsel SBB analizi, büyükşehir belediyelerinde idari harcamaların %6,0 düzeyinde olduğunu göstermektedir. Bu oranın 2021-2025 döneminde %8-10 bandına çıktığı tahmin edilmektedir. Cari harcamaların artışı, yatırım harcamalarının payını daraltmaktadır.

Yatırım Harcamalarının Gerilemesi: 2023-2025 döneminde, enflasyon ve personel giderleri nedeniyle yatırım payının %20-25 bandına gerilediği öngörülmektedir. Bu, SBB'nin tespit ettiği "verimsiz harcama" sorununu daha da derinleştirmektedir. Özellikle küçük belediyelerde, mevcut hizmetleri sürdürmek bile zorlaşmışken, yeni yatırım yapma kapasitesi azalmıştır.

Transfer Harcamalarının Yükü: Büyükşehir belediyelerinde transfer harcamalarının %41,3 düzeyinde olduğu tespit edilmiştir (2000-2004 ortalaması). 2021-2025 döneminde, ilçe belediyelerine ve bağlı kuruluşlara yapılan transferlerin %35-40 bandında kaldığı, ancak borç ödemelerinin bu kategoriye dahil edilmesiyle birlikte %50'yi aştığı görülmektedir. Bu durum, belediyelerin mali özerkliğini sınırlandırmaktadır.

III. Gelir Yapısı ve Finansman Kaynakları

3.1. Gelir Artışı ve Enflasyon Gerçeği

Belediye gelirlerindeki artış, harcama artışının gerisinde kalmıştır. SBB'nin tarihsel verileri, belediye vergi gelirlerinin GSYH içindeki payının 2000-2005'te %0,5 düzeyinde olduğunu göstermektedir. 2021-2025 döneminde bu oranın %0,8 düzeyine çıkmasına rağmen, harcama artışının 1,5-2 kat üzerinde olduğu görülmektedir.

Vergi Dışı Gelirler: 2022 yılında emlak vergisi gibi geleneksel gelirlerin, enflasyon altında ezildiği gözlemlenmiştir. Belediyelerin gelir güncelleme oranlarını (GYO) yıllık belirlemesi, enflasyon karşısında gerçek gelir kaybı anlamına gelmektedir. Örneğin, 2022'de GYO %36,2 iken, enflasyon %72 olmuş, bu da %35'lik bir kayıp yaratmıştır.

3.2. Borçlanma ve Finansman İhtiyacı

SBB'nin öngörüleri, 2022 verileri ve mevcut eğilimler dikkate alınarak yapılan kaba senaryoya göre 2023-2025 döneminde yerel yönetimlerin yıllık 150-200 milyar TL arası borçlanma ihtiyacı olacağını göstermektedir. İller Bankası kanalıyla yapılan iç borçlanma, 2022'de saha aktörlerinin beyanına göre, bazı kredilerde %45–60 bandında faizler görülmektedir. Bu oran, 2023'te %55-60 bandına çıkmıştır. 

Borç Sürdürülebilirliği: Belediyelerin borç stoku, 2025 yılı itibarıyla 800 milyar TL düzeyini aşmıştır. Borç/Gelir oranı %120-130 bandına çıkmış, bu da uluslararası standartlara göre "kriz eşiği" olarak kabul edilmektedir. Özellikle büyükşehir belediyeleri, borç servis yükü altında yatırım yapamaz hale gelmiştir.

Dış Borçlanma Kısıtları: 2023-2025 döneminde, uluslararası kredi kuruluşlarından borçlanma maliyetlerinin %8-10 bandına çıkması, belediyelerin dış borçlanma kapasitesini daraltmıştır. Bu durum, özellikle büyük altyapı projelerinin finansmanını imkânsız hale getirmiştir.

IV. Etkinlik Oranları ve Performans Göstergeleri

4.1. Kişi Başına Harcama Etkinliği

SBB'nin tarihsel analizi, kişi başına belediye harcamalarının 2000-2004 döneminde 2.182 TL (1994 fiyatlarıyla) olduğunu göstermektedir . 2022 yılında bu rakam nominal olarak 5.500 TL düzeyine çıkmıştır. Ancak enflasyon düzeltilmiş cari artış %180 düzeyindedir ve bu, nüfus artışının (%15-20) çok üzerindedir.

Nüfus Gruplarına Göre Eşitsizlik: Nüfus grubu analizi, büyükşehirlerde kişi başına harcamanın 8.000-10.000 TL düzeyindeyken, küçük ilçelerde 2.000-3.000 TL düzeyinde kaldığını göstermektedir. Bu eşitsizlik, hizmet kalitesindeki coğrafi uçurumu derinleştirmektedir. 2021-2025 döneminde bu farkın %250'yi aştığı tahmin edilmektedir.

4.2. Personel Verimliliği ve Başına Düşen Nüfus

SBB verileri, bir belediye çalışanına düşen belediyeli nüfusun 2000-2004'te 21 kişi olduğunu göstermektedir. 2022'de bu oran 35-40 kişi bandına çıkmıştır. Bu artış, personel sayısının nüfus artışına yetişemediğini göstermektedir.

Personel Maliyeti Etkinliği: Kişi başına personel harcamaları, 2022'de 1.200 TL düzeyinde gerçekleşmiştir. Ancak bu rakamın %85'inin sadece maaş ve yan ödemelerden oluşması, eğitim ve motivasyon gibi verimlilik artırıcı harcamaların geri planda kaldığını göstermektedir.

4.3. Yatırım Harcamalarının Etkinliği

Yatırım harcamalarının etkinliği, tamamlanma oranı ve maliyet aşımı göstergeleriyle ölçülmektedir. SBB'nin tespitlerine göre, belediyelerin yatırım projelerinin %35-40'ı zamanında tamamlanamamakta, %50'sinde maliyet aşımı yaşanmaktadır.

Altyapı Yatırımlarında Verimsizlik: 2021-2025 döneminde yapılan altyapı harcamalarının %30'unun, ihale yöntemi ve müteahhit yönetimi sorunları nedeniyle verimsiz kullanıldığı tahmin edilmektedir. Özellikle kırsal altyapı projelerinde, birim maliyetlerin kent merkezlerine göre %40-50 yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

V. Karşılaştırmalı Analiz: Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri

5.1. Büyükşehir Belediyelerinin Avantajları ve Dezavantajları

SBB'nin analizi, büyükşehir belediyelerinde ölçek ekonomisi avantajı olduğunu göstermektedir. İdari harcamaların toplam içindeki payı %6 düzeyindeyken, küçük belediyelerde bu oran %20-25 bandındadır.

Gelir Çeşitliliği: Büyükşehirler, emlak vergisi, reklam vergisi ve hizmet gelirleri gibi çeşitli gelir kaynaklarına sahipken, küçük belediyelerin gelirlerinin %70-80'i merkezi paylara bağımlıdır. Bu, harcama esnekliklerini sınırlamaktadır.

Borç Yükü: Büyükşehirlerin borçlanma kapasitesi daha yüksek olmasına rağmen, borç servis yükü de daha fazladır. 2025 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin borç servisinin, toplam gelirinin %45'ini aştığı tahmin edilmektedir. Bu durum, harcama özerkliğini kısıtlamaktadır.

5.2. Küçük ve Orta Ölçekli Belediyelerin Krizi

Küçük belediyelerde, harcama etkinliği sorunu daha vahimdir. SBB'nin tespitlerine göre, nüfusu 20.000'in altındaki belediyelerin %40'ı, mali dengesini koruyamamaktadır . 2021-2025 döneminde bu oranın %55-60 bandına çıktığı tahmin edilmektedir.

Kırsal Alanlarda Hizmet Maliyeti Artışı: Küçük belediyelerde, kişi başına hizmet maliyeti %30-50 daha yüksektir. Bu, nüfusun az olması ve coğrafi dağılımın genişliğinden kaynaklanmaktadır. Ancak aynı zamanda, personel verimliliğinin düşük olması ve ihale maliyetlerinin yüksekliği de bu farkı açıklamaktadır.

5.3. Bölgesel Eşitsizlikler ve İller Bankası Rolü

SBB'nin öngörülerine göre, İller Bankası dağılımlarındaki bölgesel eşitsizlik, harcama etkinliğini de etkilemektedir. Marmara Bölgesi'ndeki belediyeler, toplam İller Bankası payının %45'ini alırken, Doğu Anadolu sadece %8-10 almaktadır. Bu durum, zaten gelişmiş olan bölgelerin daha fazla yatırım yapmasını sağlarken, geri kalan bölgelerin harcama kapasitesini kısıtlamaktadır.

VI. Temel Sorunlar ve Yapısal Zorluklar

6.1. Enflasyon ve Kur Riski Yönetimi

2021-2025 döneminin en belirleyici sorunu, enflasyon ve kur riski olmuştur. Belediyelerin harcama planları, yıllık enflasyon tahminlerinin 2-3 kat üzerinde gerçekleşmiştir. Örneğin, 2022 bütçeleri %25 enflasyon varsayımıyla hazırlanmışken, gerçekleşme %72 olmuştur. Bu %47'lik sapma, projelerin yarıda kalmasına veya bütçe aşımlarına yol açmıştır.

Kur Riski: İthal mal ve hizmet alımı yapan belediyeler (özellikle metro ve ulaşım projeleri), 2023'te kurun %80 artması nedeniyle projelerini durdurmak zorunda kalmıştır. İstanbul Metro projelerinde, maliyetlerin %60-70 arttığı rapor edilmiştir.

6.2. Merkezi Paylardaki Gecikme ve Eksik Ödeme

Belediyelerin en büyük gelir kaynağı olan Genel Bütçe Vergi Geliri Payı (GBVP), genellikle 3-6 ay gecikmeli ödenmektedir. 2021-2025 döneminde, bu gecikme ortalama 4 ay düzeyindedir. Geciken ödemeler, belediyelerin likiditesini daraltmakta ve kısa vadeli borçlanma maliyetlerini artırmaktadır.

Pay Oranlarındaki Adaletsizlik: GBVP dağılımında, nüfus oranı ve gelir düzeyi eşzamanlı dikkate alınmamaktadır. Nüfusu artan ancak gelir düzeyi düşük olan gecekondu bölgelerindeki belediyeler, hizmet talebine yetişememektedir. SBB raporu, bu eşitsizliği gidermek için "formül revizyonu" önermektedir .

6.3. İhale Yönetmeliği ve Maliyet Artışları

Belediyelerin harcamalarında en büyük sorunlardan biri, ihale yönetmeliğinin katılığıdır. 2021-2025 döneminde, ihale süreçlerinin ortalama 6-8 ay sürmesi, projelerin başlangıcını geciktirmekte ve maliyetlerin artmasına yol açmaktadır.

Yerel Firmaların Zorlanması: Büyükşehir belediyelerinin ihalelerinde, genellikle ulusal ve uluslararası firmalar tercih edilmekte, yerel KOBİ'ler ihale dışı kalmaktadır. Bu durum, harcamanın yerel ekonomiye katkısını azaltmakta ve istihdam etkinliğini düşürmektedir.

6.4. Personel Verimliliği ve İş Yükü Dengesizliği

SBB'nin tespiti, belediyelerin "kaynak ve personel sıkıntısı" yaşadığını göstermektedir . 2021-2025 döneminde, bir personelin sorumlu olduğu vatandaş sayısı 35-40 kişi bandına çıkmıştır. 

Personel Değişim Hızı: 2024 yerel seçimleri sonrası başkan değişen belediyelerde, üst düzey yönetici değişim oranı %60-70 düzeyine çıkmıştır. Bu değişim, kurumsal hafıza kaybına ve harcama kararlarının 6-12 ay gecikmesine yol açmıştır. (Belediyelerde Personel Değişim Hızı ve Norm Kadro Sorunu adlı raporda detaylandırıldığı üzere).

VII. Etkinlik ve Verimlilik Göstergeleri

7.1. Harcama Verimlilik Endeksi

2021-2025 döneminde, belediyelerin harcama verimliliği endeksi (HVE) düşüş trendi göstermektedir. HVE, toplam harcama / hizmet kalitesi (vatandaş şikayet oranı) olarak ölçülmektedir.

HVE Düşüşü: 2021'de 100 baz alınan endeks, 2022'de 115 düzeyine çıkmıştır (düşüş göstergesidir). 2025 yılı projeksiyonuna göre, bu endeks 135-140 bandına ulaşacaktır. Bu, harcama artışının hizmet kalitesine yansımadığını göstermektedir.

7.2. Yatırım Geri Dönüş Süresi

Yatırım harcamalarının geri dönüş süresi, 2021-2025 döneminde uzamıştır. Örneğin, bir atık su arıtma tesisinin geri dönüş süresi, 2020'de 8-10 yıl iken, 2024'te 14-16 yıla çıkmıştır. Bu artış, maliyetlerin artması ve gelirlerin sabit kalmasından kaynaklanmaktadır.

7.3. Vatandaş Başına Etkin Harcama

Kişi başına etkin harcama, harcama miktarı / hizmet erişim oranı olarak ölçülmektedir. 2022'de kişi başına 5.500 TL harcama yapılmasına rağmen, su, kanalizasyon ve çöp toplama hizmetlerine erişim oranı %85 düzeyinde kalmıştır. Bu, %15'lik bir kesimin hâlâ temel belediye hizmetlerinden mahrum olduğunu göstermektedir.

VIII. Çözüm Modelleri ve Politika Önerileri

8.1. Mali Otonominin Güçlendirilmesi

SBB raporunun da vurguladığı üzere, "yerel yönetimlerin kaynak ve personel sıkıntısı"  ancak mali otonomi artırılarak giderilebilir.

Öneriler:

  • GBVP oranları revize edilmeli, nüfus artış hızı ve gelir eşitsizliği dikkate alınarak adil bir formül oluşturulmalıdır.

  • Belediyelerin kendi gelirlerini (emlak vergisi, reklam vergisi) artırma yetkisi genişletilmeli, enflasyon altında ezilmeleri engellenmelidir.

  • Kırsal belediyeler için özel mali destek fonu oluşturulmalı, bu belediyelerin personel maliyetlerinin %50'si merkezi bütçeden karşılanmalıdır.

8.2. Performansa Dayalı Bütçeleme Modeli

Belediyelerin bütçeleri, performansa dayalı olarak hazırlanmalıdır. SBB'nin önerdiği "veriye dayalı politika"  bu modele uygun düşmektedir.

Model Özellikleri:

  • Her belediye, stratejik plan ile bütçe arasında doğrudan bağ kurmalıdır.

  • Harcama kararları, hizmet çıktılarına (örneğin, ne kadar çöp toplandı, kaç km yol yapıldı) göre değerlendirilmelidir.

  • Düşük performanslı belediyelerin bütçe artışları %50 oranında kısıtlanmalıdır.

8.3. İhale ve Kamu Alım Yönetmeliğinin Revizyonu

En büyük harcama kalemlerinden biri olan ihaleler, esnekliğe kavuşturulmalıdır.

Öneriler:

  • Hizmet alım ihalelerinde, yerel KOBİ'lere %20 fiyat avantajı tanınmalıdır.

  • Acil ihtiyaçlar için "doğrudan temin" limiti, 2025 yılı için büyükşehirlerde 3 milyon TL'ye çıkarılmalıdır.

  • İhale süreçleri, elektronik platform üzerinden 30 gün içinde tamamlanmalıdır.

8.4. Dijital Harcama Yönetim Sistemi

Harcama etkinliğini artırmak için, tam dijitalleşme şarttır. SBB'nin 2025 raporu, dijitalleşmenin maliyetleri düşüreceğini vurgulamaktadır .

Dijital Adımlar:

  • Tüm belediyeler, 2025 sonuna kadar "Dijital Harcama Portalı" kurmalıdır.

  • Portalda, her harcama kalemi gerçek zamanlı (real-time) takip edilebilmelidir.

  • Vatandaşlar, belediyenin harcamalarını mahalle bazlı görebilmelidir.

8.5. Personel Verimliliğini Artırıcı İstihdam Politikası

Norm kadro sorunu (Belediyelerde Personel Değişim Hızı ve Norm Kadro Sorunu adlı raporda detaylandırıldığı gibi) çözülmeden harcama etkinliği artırılamaz.

Öneriler:

  • Kişi başına düşen vatandaş sayısı 20 kişiye kadar düşürülmelidir.

  • Yeni teknolojiler (AI, robotik) personel destekli kullanılmalı, personel sayısı azaltılması için değil, verimlilik artışı için kullanılmalıdır.

  • Performansa dayalı ücret sistemi, personel harcamalarının %20'sini kapsamalıdır.

8.6. Borç Yapılandırma ve Finansal Yeniden Yapılanma

Mevcut borç yükü, harcama etkinliğini sıfırlamaktadır. Acil borç yapılandırma gerekmektedir.

Model:

  • Belediyelerin İller Bankası borçları, %0 faizle 10 yıla yayılarak yeniden yapılandırılmalıdır.

  • Yeni borçlanma, sadece yatırım projeleri için kullanılmalı, cari harcamalar için borçlanma yasaklanmalıdır.

  • Kredi derecelendirme sistemi kurulmalı, her belediyenin borçlanma kapasitesi değerlendirilmelidir.

Sonuç ve Gelecek Perspektifi

2021-2025 dönemi, Türkiye'de yerel yönetimlerin harcama etkinliği açısından "zorluklarla dolu  yıllar" olmuştur. SBB verilerinin gösterdiği %116'lık nominal harcama artışı , hizmet kalitesine ve vatandaş memnuniyetine yansımamıştır. Tam tersine, harcama artışı kurumsal verimsizlikleri, borç yükünü ve coğrafi eşitsizlikleri artırmıştır.

2025 yılı itibarıyla yerel yönetimler, borç batağında ve personel yetersizliği ile boğuşurken, norm kadro artışları  ve zorunlu birimler  gibi merkezi müdahalelerle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, SBB'nin de vurguladığı "yerel yönetimlerin kaynak ve personel sıkıntısı"  tespitini doğrulamakta, ancak merkezi çözümlerin bu sorunu derinleştirdiğini göstermektedir.

Mahalli İdareler Derneği olarak, 2025 sonrası için önerilen temel politika değişikliği, "merkezi kontrol" paradigmasından "denetimli yerel sorumluluk" paradigmasına geçiştir. Belediyeler, harcama kararlarında özgür olmalı, ancak şeffaf ve hesap verilebilir olma zorunluluğu ile karşı karşıya kalmalıdır. Bu durum yeni teknolojilerle hassas bir şekilde denetlenmelidir.

Sürdürülebilir bir yerel yönetim modeli için:

  • Mali otonomi, harcama etkinliğinin ön koşuludur.

  • Dijitalleşme, verimsizliği azaltmanın tek yoludur.

  • Personel verimliliği, hizmet kalitesinin temelidir.

  • İdari ve finansal denetim, sürdürülebilir yerel yönetimin zorunluluğudur.

2021-2025 dönemi, Türkiye'nin yerel yönetimlerde kaynak israfının boyutlarını gösteren bir dönem olmuştur. Ancak aynı zamanda, gerekli reformların ne kadar acil olduğunu da gözler önüne sermiştir. 2025 yılı sonrası için, ya bu reformlar hemen uygulanacak, ya da yerel yönetimlerin mali sürdürülebilirliği akamete uğraması kaçınılmaz olacaktır.

Kaynakça

1-) T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB). (2020). Yerel Yönetimler ve Hizmet Kalitesi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Erişim tarihi: 23.11.2025. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/YerelYonetimlerOzelIhtisasKomisyonuRaporu.pdf

2-) T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB). (2025). Yerel Yönetimler Özel İhtisas Komisyon Raporu (1 Ağustos 2025). Erişim tarihi: 23.11.2025. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2025/08/Yerel-Yonetimler-Ozel-Ihtisas-Komisyon-Raporu_01082025.pdf

3-) T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı (SBB). (2006). Türkiye'de Belediyelerin Mali Yapısı ve Harcamalarının Finansmanı. Erişim tarihi: 23.11.2025. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/08/Turkiyede_Belediyelerin_Mali_Yapisi_ve_Harcamalarinin_Finansmani_.pdf


Yorumlar


MİDsembol_siyah-10.png

MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ

Cihan Sokak No:31/10 Sıhhiye Çankaya-Ankara

Tel:

0.312.230 5580
0.312.230 4272

Faks:

0.312.231 4058

HESAP ADI:   MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ
IBAN NO: TR52 0006 2000 1300 0006 2919 13

HESAP ADI: MAHALLİ İDARELER DERNEĞİ

MAHALLİ İDARELER ENSTİTÜSÜ İKTİSADİ İŞLETMESİ 

IBAN NO:  TR67 0006 2000 1300 0006 2919 34

SOSYAL MEDYA

  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn
  • YouTube

E-BÜLTEN

Her ay yayınlanan makalelerden haberdar olun.

Üye olduğunuz için teşekkür ederiz.

©2023 Powered and secured by wingroup

Resmi E-Posta Adresi

bottom of page